
Ondan sonra da yorgunluktan bitap düşmüş vaziyette, önünde oturduk müzenin, altta toplam bacak sayısı 4 görüyorsunuz, panik yapmayın...
Sonra otele döndük, çizgi romanlarımı okuyup mutlu mulu yattım...
emilio santos ölmemelİydİ..../FİTİLLİ DANYAL/[İhsan Oktay ANAR - AMAT]

Ondan sonra da yorgunluktan bitap düşmüş vaziyette, önünde oturduk müzenin, altta toplam bacak sayısı 4 görüyorsunuz, panik yapmayın...
Sonra otele döndük, çizgi romanlarımı okuyup mutlu mulu yattım...
Aşağıda DKNY'daki extra indirimi gören Yeşim'in halini görüyorsunuz:
Newyorka yolunuz düşerse ve bol bol alışveriş yapmayı düşünüyorsanız, kesin tavsiye derim...Onun dışında bütün şehirlerde Marshalls, Macy's, T.J.MAXX gibi yerler de var...Sonraki günlerde tatlı niyetine hepsine gittik, anlatıcam ileriki yazılarımda...Ama Yeşim'in markaları ve fiyatları görüp delirdiği yer olarak tarihe geçsin burası lütfen...
Akşam döndüğümüzde o kadar yorulmuştuk ki, Yeşim bile McDonals'da hamburger yemeyi kabul etti, sonra zıbardık...
Cuma akşamı fantastik dörtlü olarak, fantastik dörtlü gümüş kıyakçıyı izlemeye gittik...Eeeh işte...
Esas olay Cumartesi günüydü...Özgür'ün doğumgünü vardı akşam...Gündüz ise alışverişle felam geçti, Özgür'e hediye aldık, sonra Amerika'daki arkadaşlarımız Tülay'a, Pedo'ya...Oh oh...1 hafta sonra kavuşcaz...Ve buradan sessizce Özgür'ün doğumgününe uçuyoruz...Ah evet! Oldukça erotik bir doğumgünü oldu...Yiyecek içeceklere söyleyecek birşey yok...Yeşimle Nuray üzerlerinde uzun süre çalıştılar, teyze de yardım etti...Ortaya muhteşem bir menü çıktı...Pasta da güzeldi, güzel eğlence de vardı, bunların detaylarına girmeyeceğim...Önemli olan o gece ruhani ve esrarlı bir şekilde esen erotik havaydı :) Şöyle ki:
Bir kere Kaya, havuzda yüzüp gelmiş...Ama hakketten...Alnında bir haç şişliğiyle gelen kayacık, havuzda yüzerken havuzun bittiğini farketmemiş, ve kafadan dalmış havuzun kenarına...Bir de havuzu görmeliydiniz dedi ama, bilemiyorum ben...Kaya gibi sağlamdır Kaya...Somut göstergesi olan bu şiddete dayalı hareket hepimizi bir kere bolbol güldürmeye ve kanımızı kaynatmaya başladı :) Ama esas önemli olan Kaya'ların getirdiği balonlardı...Efendim, bir insanın böyle bir balon alması için hakikaten kafayı havuza vurmuş olması gerek :) Böyle 4 balon almak için ne yapmak gerekiyor bilemiyorum...Balonlardan biri yolda gelirken uçmuş netekim...Neden uçtuğunu tahmin edebiliyorum...Diğer 3 balondan 3.sü yüzünden bence...Çünkü o 3. balon zaten geldiğinde hafiften inmişti...Artık ne yaptıysa o kaçan balona bilemiyorum...Dur daha bitmedi, çılgın Yeliz arkadaşımız, Özgüre bol damarlı bir hediye getirmiş...Odun mu desem, ağaç mı desem, ama herşeye benziyo...Bize sanatsal aktarımlarda bulunmaya çalıştı Yeliz ama, odunsu havamızdan vazgeçmeyip hediyeyi de kendimize benzettik...Zavallı Özgür, eline verilmiş olan Yeliz'in hediyesi, ve ardakan sinsice yaklaşmaya başlayan 1 ve 2 numaralı balonlar :) Bilmem anlatabiliyor muyum :) Arkada Nuray'ın, kocasının başına geleceklerden zevk alır gibi sinsi bir gülüşü var, onu kaçırmayın...Sanki Özgür de öyle ama :)=
Neyse, demem o ki, aşağıdaki foroğrafa da dikkatli bakınız...Sol tarafına...Öndekiler mutlu mesut poz verirken, sol arkada Sevinç'le Yeliz'i görüyorsunuz..Ben bişi demiyorum :) Ben hep Sevinci masum sanardım ama demek ki Yeliz'miş esas mağdur olan :) Çocuklara göstermeyin aşağıdaki fotoyu :) Bu arada benim hatunu da asansörde kıstırmış bunlar :)= Sizi gidi sizi...
Veee, son olarak 3. balonumuz hakkında ipe sapa gelmez iddialarda bulunacam arkadaşlar...Lütfen bundan sonraki fotoğraflara, daha önce eşek görmemişseniz bakmayın...Bu üçüncü balon, daha önce saldırarak iğfal ettiği ve yuvadan kaçmasına sebep olduğu 4.balonun vermiş olduğu hazdan olacak, bi mağrur, bi sönük, bi inik geldi ortama...Diğer 2 balon dimdik ayakta dururken, en yaramaz balon bu olmasına rağmen, zamanla iyice gücünü kaybedip yaşlılar erkanına katıldı...Bakınız binbir zorlukla zaptettiğim 2 nolu balon gibiymiş eskiden, ama aç gözlülük ne hale getirmiş:
Sağdaki 2 nolu balon, balonların çapında kamaşullah modeline sahipken, soldaki 3 nolu balon, zamanla bu yetisini yitirdi...Peki neden?
1.sebep, tabii ki arabada gelirken, 4 nolu balona yaptığı ahlaksız davanıştır...Ama bu kadar bitik miydi gene de...Değildi elbette...Onu esas bitiren, benim elime geçmesi ama daha da önemlisi, havuz kazazedesi Kaya'nın şu anlamlı bakışıdır, aralarında bir elektriklenme olduğu çok belli :)=
Evet, uçarak bir komplo teorisi ürettik ama, balon dünyası için küçük olan bu ebat, eşek dünyası için normal, insanlık içinse korkutucu bir boyuttaydı hala...İşte bu yüzden, 3.numaralı bu tehlikeli balonun ne kadar vurdumduymaz olduğunu göstermek için aşağıdaki sırıtan resmine, ve ne kadar korkutucu olduğunu göstermek için de çaktırmadan kaçan nurayla yeşimi içeren 2. resme bakmanızı tavsiye ederim....
Hadi bana iyi yolculuklar...




Pazar günü erkenden gidip oyumuzu kullandık...Daha sonra Yeşim'in ailesinin yanına gittik...Tatilden dönmüştü onlar da...Bu arada Gülenay da Paris'ten gezmeye gelmiş...Yeşim daha önce görmüştü ama ben de görmek istedim...O da Yeşim'in annesi gile geldi özlemişim gitçek ama gene :( Yeşim'lerdeki halimiz :)

baldız baldan tatlı :)
Sonra Gülenay'ı alıp caddeye gittik...Mağazaların önünde perişan oldum beklemekten :) ama manzara süperdi yaw :) bi şaşılık da caddede geçirdim :) Neyse Gülenay ve Yeşim diyet yapcazzz, rejimdeyiiz gibi sloganlar atarken kendimizi İskender Kebap yerken bulduk :) hehe...Sonra Gülenay gitti :( biz de Yelda ile buluştuk ama naptık sölemem :) sır :)
Mustafa baba bol bol kebap ve lahmacun ısmarladı, hepsini yedik...Sonra evimize gittik acaip yorulmuşuz :( Seçim sonuçlarını diğer %50den biri olarak izledim...Pazartesi sabah 04'te iş yerinden aradılar problem varmış...iş yerine gittim...Panikten ötürü bu hafta pazartesi sendromu yaşamadım kısaca :)
Bu hafta içi de ev baktık gene, taktık kafayı bi yere o yüzden her akşamımız düşünmekle geçio...Bu sebeple geç kaldım yaw yazmakta :)
Hadi kalın sağlıcakla :)