9.6.08
KEPAZE FEDERER!
Efendim Cuma günü izin aldım, Djokovic-Nadal maçını izledim evde...Daha iyiydi finalden şerefsizim...Zaten akabinde izlediğim Federer-gollum maçında da, Federer'in performansı beni derin düşüncelere gark etmişti...Pazar'ın gelişi Cuma'dan belli oldu yani...
Cumartesi günü de bayanlar finalini izledim...Onun ardından Tolga ile Meltem geldiler, beraberce Aysen'in doğumgününe gittik...Euro 2008 maçlarını seyredip, ne kadar isabetli kararlar aldığını gördük Fatih Terim'in...Sonradan Kerem'den aldığım bilgiye göre, zaten Federer'in de taktiğini Fatih Terim vermiş...Ondan olmuş efendim finaldeki hezeyan durumu...
Pazar günü enteresandı...Bizim Yelda'nın yavuklusu Orkun dellenmiş evlencem diye...Kızkardeşi Beliz de Amerika'dan tatile gelmiş...Siparişlerimi de getirmiş sağolsun...Amma velakin, bu tanışma işleri felam, biz 2 hafta sonra tatile çıkcaz, Beliz geri döncek felam, hemen araya söz-nişan sıkıştırıldı, haftaya Cumartesi olcek bitcek maaşallah...Orkun'a çapraz sünnet şeridi takcaz...Bir belirsizlikten, başka bir belirsizliğe doğru ani adımlar atan Orkun'u ve onun üzerinden de olayın farkında olup olmadığını anlamdığım Yelda'yı kutluyor, bekar hayatlarına allahan rahmet diliyorum...Bundan sonra daha zor şartlar altında çalışan bir Orkun, daha zor şartlar altında çalıştıran bir Yelda göreceğiz...Herşey Wimbledon finalinde, çim kortta belli olacak...Yumruk yumruğa bir forhand/backhand savaşı yaşanacak...
Yazı karıştı lam toparlayamadım bi türlü...
5.6.08
WELCOME BACK!
Ben neden bıraktım bloguma birşeyler yazmayı, aslında olayın çok derin bir felsefesi var: Üşendim! Başlarda yazı yazıodum sadece sonra foto video falan derken, içsel dönüşümüm doruk noktasına ulaştı ve tepelerden aşağı düştü...Zokam dedim sonra...ne var lam bu blogda...Blog için mi yaşicam dedim...1 hafta yazmadım, 2 hafta yazmadım, sonra da unuttum gitti...Yok her gittiğin yerde fotoğraf çek, yok üzerlerine yazı koy, hoşuma gidio yaptıktan sonra ama iş gibi yetiştirmeye çalışıosun...Çok mu detay verdim zaten onu da bilmiom, günde kaç kere sıçtığımı bile yazdım sanki bi ara...Yazmadıysam da yaziim: 3! Eee, basın sektöründe çalışırdım ak bu kadar uğraşcağımı bilsem...
Yalnız bu değil, beni mental olarak yoran herşeyden uzaklaştım...Gitar çalmıyorum hiç 1,5 sene oldu...Zaten tüm ekipmanım Özgür'ün evinde! Kitap yazma hayallerim de yok artık...Aklıma bile gelmiyor...Belki birgün gelir...Blog mlog da umurumda değil...Ben kimim ki yani di mi? Kendi kendime osuruktan şeylerle uğraşıp hayatım içinde gereksiz devinimler yaratıyorum, sonra hepsi birer açmaz olup kötüme giriyor!
Peki niye şimdi yazıyorum...İçimden geldi çünkü, öyle aniden nette gezinirken giriverdim yazmaya başladım...En güzeli bu, hiçbir rutine bağlı olmadan, içinden gelince yapıvermek...Bundan sonra belki canım isteyince yazarım...Zokiim bloga sonucta benden onemli deil...
Neler oldu bunca süre zarfında? "Size ne?" diyemio insan tabii...Aslında sizin "bize ne" demeniz lazım! Ama sorun şu ki aslında "kimseye ne" değil, çünkü bu halka açık bir günlük gibi bişi olduğu için, okuma kardeşim olur biter yaw! Okuyup da "bize ne" derseniz saçma oluo zaten, "size ne" ise nie okuosunuz ki baştan! Haa neler oldu bunca zamandır tabii hatırlamıyorum hepsini...Önemli de olsa mutlaka atladığım şeyler olacaktır...Ve şu anda olaylara dair foto da yok elimde belki sonra araya sokarım...Geçmiş yazılarıma baktığımda kasımda mı ne, tenis dersinde kalmışız, ordan devam ediim çünkü yazılarla birlikte tenis de kesildi, ve tenis başlayınca yazı da başladı iyi mi? Yani kış geldiği için benim tenis hevesim ve yeteneğim havada kaldı...1 ders alıp bütün kış yattık! Ve havalar ısınınca ders almaya başladık...Bir kaç haftadır alıyoruz Yeşim'le ders...Ancak sorun şu ki, bende yetenek yok! Forhand üzerinde çalışmalarım devam ediyor ama for not my hand gibi bişi vuku buldu...Odunsu yapımı kırpmaya çalışıyorum ancak olmuyor...Neyse önemli değil çok, spor oluyor en azından...Bu vuruşlarla kendimi sakatlayana kadar...
Tenisten bahsetmişken Federer hala kendine gelemedi, şu sıralar French Open oynanıyor yarı finale çıktı ama finale çıkarsa Nadal'a karşı ne yapar bilemem...Amaan, benden ancak tenis topu olur!
Bunun dışında tabii bir sürü kitap okudum, filmlere gittim, beğendiklerimi yazarım belki ileride!
Görüşmediğimiz süre zarfında, efendim, o aramıydı yaw,
Çocuk sahibi olanlar:
1) Umut - Nihal'den beklenmicek şirinlikte Damla isimli kızımız!
2) Kerem - Merve çiftinden, Doruk isimli Federer'in tahtına oturacak evladımız!
oldu...Doruk - Kerem ikilisine ben kısaca Dorukla Moruk diorum :)
Her iki çifte de mutluluklar dilerim burdan tekrar...
Onun dışında Aysun evlendi, Aysen evlencek, Taşkın'la Tuğba da gün aldılar...Murat da çocuk yapmayı istiyor(kendin doğur sıkıosa!), Yeşim de bana karşı baskıları arttırıyor!
Şüphesiz bu zaman içerisinde çok ilginç olaylar da oldu, yazmaya üşeniyorum...
Geçen Haftasonu Can'ın 1.doğumgününü kutladık çok ciciydi...Ondan önceki hafta kutlicaktik ama annesi gece yataktan düşüp ciddi şekilde yaralanınca iptal oldu(gayet ciddi şaka yapmıyorum)...
Ümreniye Meydan Cinebonus'da tatsız olaylar ve kavgalar yaşadık, ancak şirkete ilettiğimiz şikayetlerimiz son derece profesyonelce ele alındı hayretler içinde kaldım...Gerçekten çok hızlı bir şekilde gönlümüzü aldılar...
Geçen haftalarda ayrıca Fransa'dan Yeşim'in kuzeni ve eşi Antoine geldi...Sabahladık bir gece...Bir aksilik olmazsa Fransa'ya tatile gideceğiz...
Şimdi aklıma gelmiyor bir sürü güzel şeyler oldu, ancak bu yazı bir ısınma yazısı ve muhtemelen diğer olayları hiç yazmıcam...Ancak bunu sıfırıdan bir başlangıç kabul edin, daha serbest ve zamansız yazılarım olacak ileride...
Ya da beklemeyin, işiniz gücünüz yok beni mi bekliceiniz!
De hadi!
14.11.07
ZOR DOSTUM ZOR!
Yeşim Hanım'ın Yıldırım ailesini partneri Yavuz'un tüm çabalarına rağmen kortlarda kepaze etmesinin ardından :) ben de yıllardır direndiğim tenis oynamama olayına aile şerefini kurtarmak adına girmiş bulunuyorum...Hiç deilse Yeşim benimle antrenman yapar diye düşündüm...Cuma akşamı Yeşimle bizim sitede oynadık...Hayatında ilk defa tenis raketini eline almış biri olarak, muhallakta kalmış öküz gibi dengesiz ve stabildim...Zaten bütün gün yağmur yağmıştı...Biz de ıslak pistte oynadık... Cumartesi sabahı da hocamız gelip bizim sitede bize ders verdi...Velakin götümüz dondu, hoca bize bi sürü top bıraktı, bir türlü o doğru pozisyonu yapamadığım gibi, topa da temas etmeyi başaramadım...Bu müthiş yeteneğimle Federer'i bir yıl içinde yenmeyi kafaya koydum, amma velakin Kerem haber etti, Federer benim bu kararımdan sonra panik yapmış, önene gelene yeniliomuş...Tırstı heralde zavallı...Neysee, Cumartesi öğleden sonra naaptık hatırlamıom, eve gittik, duş aldık, hee ben Gebzeye gittim çalışmaya,gece 3de döndüm...Sonra Pazar sabahı gene erken uyandım...Nie? Çünkü bizim Avustralya'dan arkadaşımız Georgia'nın, Juliet adlı ablası İstanbul'a gelmiş, Pazar da son günüymüş, buluşalım dedi...Biz de 12de mi 1de mi ne buluştuk arkadaşla...Taksim'de...Yemek neyin yedik...
Yeşim, son maçını (maçına, maçında) da edip elendikten sonra eve geldik, Bi güzel zıbarıp yattık sonra oh be! Geçen hafta içi inek gibi çalışmak dışında hayatımızda kayda değer bişi olmadı...Bi tenis oynadık hafta içi o kadar...Hocayı da çaırmadık deli gibi yaıo ve soğuk hava, demek ki yazı beklicez...Perşembe sabahı Yeşim iş gereği Balıkesir'e gitti, ben de fırsattan istifade evde birikmiş korku filmlerini izledim Perşembe gecesi...Altıma zıçtım sonra evde tek başıma...Cuma akşamı da evden şirkete bağlanıp çalıştım, ps3 oynadım, sonra 23:30 da gidip Yeşim'i havaalanından aldım...Bizim Sabiha'dan...Sonra yattık haliyle...Cumartesi uyuduuk, uyuduuuk, uyduuuk...Evden çıkamadık bi türlü, sonra kalkıp 16:00 gibi abimlere gittik...Laklak ettik bayaa, Can'ı sevdik...Çok şeker oluo gittikçe oh oh :)
29.10.07
YENİLDİK AMA EZİLMEDİK!
14.10.07
TEKSTİL SEKTÖRÜ KRİZDE!
Tarihlerimiz 6 Ekim'i gösterirken, Umut'ların evinde, Umut'un kendine ait bi doğumgünü varmış...Onu kutlayacağız...Ama öncesinde bir bakalım...Cumartesi sabahı, Özgür kendisinden hiç beklenmeyecek bir şekilde, amfimi arabasına indirip beni almaya geldi...Biz taksime proseslab'a amfimi tamir etmeye gidioz tamam mı? Marshall JCM600, baba amfi...Garip sesler çıkarmaya başladı...Ulen dedim, gitmeden önce Endem'i ariim...Aradım, ntsc oyun var mı dedim...Arayın dedi sonra ben araştıriim...PS3 için...E biz amfiyi aldık gittik Taksim'e...Tamire girdi miii, doktora giden hasta gibi iyileşti lavuk amfi...Canavar gibi çalışıo...Bi tek "abi dedim bunun içinden yay gibi bişi çıktı" dedim..."reverb lam o!" dedi abe...3 tane spring reverb yayı varmış içinde, biri kopmuş...Reverb performansı düştü amfinin...O yayı da değiştiremioz, tüm modülün değişmesi lazım...E oraya kadar gitmişken Erhan'a da uğrayalım dedik...ex-vokal, forever friend...Tünel'de çalışmaya başladı ona...Amfiyi Erhan'ın dükkana taşıdık belimiz koptu...Eruş süper iyi...19 Ekim Cuma akşamı evlenio...Bizim eve çok yakın bi yere taşınıo...Çok sevindim kankam için :)...E sonra amfiyi Erhan'ın orda bırakıp biraz dolaştık...Konak'a gidip kebap yedik...Taksim'de takıldık...Sonra Endem'i aradım, bulamamışlar oyun...Yane, 3-5 saatimizi Taksim'de geçirip, sonra da arabaya atlayıp Bakırköy'e, Umut'a gittik...Bu arada Nuray ile Yeşim de, bizim arabayla daha sonradan Kabataş'a geçip istanbul binealine katılmışlar...Hehe, sanatseverler sizi...Onlar da ordan çıkıp Bakırköy'e geldiler...Umut'ların evinin önündeki otopark krizini aştıktan sonra Bakırköy'e gezmeye gittik...Umut'a hediye alındı, pasta neyin alındı...Vs vs...Sonra tekrar eve döndük...Murat kankam 3 saat içinde mecidiyeköy-cebit-bakırköy yapabileceğini iddiaa ettiği için çoktaaaan gelmesi gerekirken, tabii çok geç geldi...Biz bitirmiştik yemeği onlar geldiğinde...Ohh be...Neyse geç de olsa tosunumu ve deniz de geldiler de onlar da karınlarını doyurdular...Akşam herzamanki gibi çok eğlenceli geçti...Cansal da daha sonradan katıldı olaya bittabii, kambersiz düğün olur mu hiç! Bol bol muhabbet edildi, pastalar kesildi, Hediyeler verildi...Herkes kravat almış lam :) Ehe...Seviom arkadaşlarımı ben...Bu arada doğumgününde Özgür fotoğraf makinasıyla, Umut ve ben de kameralarımızla adeta bir basın açıklamasına çevirttirdik ortamı...Bütün gece herşey kameraya alındı :) Tekstil sektörünün nasıl krize girdiğini aşağıdaki video'dan, genel resimleri aşağıdaki fotolardan, tüm resimleri ise http://picasaweb.google.com/ozgurbiliz/Umut_Dogumgunu?authkey=6cO0KvwprTQ adresinden görebilirsiniz :)... 




5.10.07
SON OLARAK - BUGÜNE KADAR GENEL
14.8.07
GENE PARDON!
Pazar günü de işe gittim...Çalıştım bütün gün...Başarılı bi çalışmaydı...Başka anlatacak bişeyim yok bu konuda...Akşam da Ataşehirde Barnies de Alp ve Özgürlerle buluştuk...Alp ve Özgür iki saat dağa bayıra oyuncak tüfekleriyle nasıl ateş ettiklerini anlattılar...Şehir magandası lam bunlar...
2 hafta önce,Cuma akşamı Meltem ve Tolgaya gittik...Balık yedik...Laklak ettik...Tolga'ya iyi bi iş teklifi gelmişti, çok sevindik...Bu hafta da işi kaptığını öğrendik...Akşam'ın şerefine Küba Purolarını açtık...Çok pornografik oldu ama olsun :)
Cumartesi günü doğumgünümdü...Bütün gün iş yerinde cebelleştikten sonra kendi partime geç gittim...Özgürle Nuray, mahşerin diğer üç atlısı ve eşleri, Meltem ve Tolga vardı...Yeşimle Nuray kısır bile yapmışlardı be bi leğen...Nihal de vardı tabii, bizim Nihal bi de gebe üstelik...Kusmadı ama :)
Bizim çocuklar Şelalede gezerken Özgür 14.kattan fotoğraflarını çekti:
Hediye bakımından oldukça verimli geçen doğumgünümde(5 sene gömlek almam artık), Nuraycımın verdiği hediyeleri çok beğenmiş olucam ki dalmışım yanağa :) Nuray'ın haline bakın :) Eve gidince dezenfekte etmiştir kendini :)
3 hafta önceki haftasonuna gidelim...
Sözkonusu haftasonu, efendim, abimlerin İngiltere'den bir arkadaşı var, Renatto, bunlarda gelenekmiş, birinin erkek çocuğu olunca, onu ve ailenin diğer erkeklerini yemeğe götürülermiş...Babamı, Süleyman Amcayı beni ve abimi yemeğe götürdü...Nevizade'ye gittik...Sarhoş oldu lam bunlar...Süleyman amca dedi ki arabanı bana getir satarım...Pazar sabahı kalktım gittim, Sefaköy otopazarına gidip sefil olduk...Satamadık da arabayı...Renatto da geldi...Çok komikti lam...Babam da uğradı bi ara...Akşam oldu biz çıktık arabayla, Süleyman amca kullanıodu benim arabayı...beni de floryaya atcaklar Yeşimin ailesiyle teyzelerine gidip mangal yapıcaz...yaptık da sonra...Ancak giderken Sülayman amca koltuğu ayarlamak için durdu...İleride polis kontrol yapıyomuş...Çok saygıdeğer bir polis memuru gelip "ne duruooonuz llaan burda, suikast mı yapcaaaınııız bizee" diye bağırınca, Süleyman amca da sinirlendi...Renatto da bağırdı...Ortalık birbirine girdi...Bizi içeri alcaklardı da, aklı başında memurlar da var bu ülkede...Teşekkür ediyorum...Daha sonra Renatto'nun söyledikleri de ilginçti: "bizim ülkede polis vatandaşa böyle davranırsa o polisi içeri atarlar"...Neyse, orası sizin ülke...Bizim kıymetimiz yok maalesef...
26.7.07
pardon!

Neyse çanağı kurtardık ama...Cuma akşamı Alparslanlarla kave içmeye gittik...Gecenin bi yarısı işe gittim sabah 4de çıktım işten...Ertesi gün oldukça yoğun bir program içine girdik...Cumartesi sabahı havuza inip yüzdük biraz...Sonra öğleden sonra abimlere gittik annemler de ordaydı...Bişiler yedik, Can'ı sevdik...Basın yayın yasağı kalkmadı hala...Akşam ise normalde Cansal, Umut, Murat üçlüsü ve ile buluşacaktık Taksim'de...Ama Murat Bey baldızının imam nikahı olduğunu hatırlamış Mecidiyeköy'deki evlerinde...O zaman biz de Cansal'la ve Murat'la Profilo'da buluştuk...Bir saat kadar laklak ettik, Murat bir ara eve gidip imamı aradan çıkarıp geldi(hani ruhban sınıfı yoktu islamiyette?)...Deniz kardeşiyle kaldığı için gelemedi :( Deniz de iş bulmuş çok sevindim :) Neyse Umut başka arkadaşlarıyla Taksim'deydi beklemedi bizi eve gitti...Nihal gebe bu arada Umut'tan :) Umut'u görünce midesi bulanıomuş :) hehe tebrikler...Akşam İstiklal caddesi üzerinde bi yere götürdü bizi Cansal...Bir binanın en üst katı, manzara süper, club gibi bi yer...Açık hava...Ortada insanlar dans edio ve içeride birkaç tane değişik lokanta var..Biz Keyif'e gittik...Rakılı şaraplı bir yemek yedik...Murat'la Cansal'ı da çok özlemişim iyi oldu...Bu arada Esin gene Cansal'la birlikteydi, noluyor yaw :) İlerleyen vakitlerde Yeşim'le Murat durmadı oynadı, Esin de onlara katıldı, biz Cansal'la utandık oynamadık :) Gözümüz şaşı oldu dekolte kızlara bakmaktan :)



Pazar günü erkenden gidip oyumuzu kullandık...Daha sonra Yeşim'in ailesinin yanına gittik...Tatilden dönmüştü onlar da...Bu arada Gülenay da Paris'ten gezmeye gelmiş...Yeşim daha önce görmüştü ama ben de görmek istedim...O da Yeşim'in annesi gile geldi özlemişim gitçek ama gene :( Yeşim'lerdeki halimiz :)

baldız baldan tatlı :)
Sonra Gülenay'ı alıp caddeye gittik...Mağazaların önünde perişan oldum beklemekten :) ama manzara süperdi yaw :) bi şaşılık da caddede geçirdim :) Neyse Gülenay ve Yeşim diyet yapcazzz, rejimdeyiiz gibi sloganlar atarken kendimizi İskender Kebap yerken bulduk :) hehe...Sonra Gülenay gitti :( biz de Yelda ile buluştuk ama naptık sölemem :) sır :)
Mustafa baba bol bol kebap ve lahmacun ısmarladı, hepsini yedik...Sonra evimize gittik acaip yorulmuşuz :( Seçim sonuçlarını diğer %50den biri olarak izledim...Pazartesi sabah 04'te iş yerinden aradılar problem varmış...iş yerine gittim...Panikten ötürü bu hafta pazartesi sendromu yaşamadım kısaca :)
Bu hafta içi de ev baktık gene, taktık kafayı bi yere o yüzden her akşamımız düşünmekle geçio...Bu sebeple geç kaldım yaw yazmakta :)
Hadi kalın sağlıcakla :)
6.7.07
HİÇ UĞRAŞAMICAM SİZİNLE!
kendinize iyi bakın...Hala yapcak çok işim var...Efendim? Gittik tabi CarpeNotte'ye hem de kaç kere :)Aa Cuma akşamı Die Hard 4.0'a gittik çok eğlenceliydi bi de
25.6.07
ERİDİK BE!
Çarşamba akşamı iş yerimden arkadaşım Ersin(ki Yeşim'in akrabası olur kendileri) ve eşi Esra oturmaya geldiler bize...Adeta hamam sefası gibi oldu o kadar sıcaktı ki hava...Ersinler de çocukları Tuna'yı yazlığa annelerinin yanına bırakmışlar, o heyecanla sağa sola gezmeye gidiolardı ki, bize de uğradılar :) Neyse Ersinle şirketi çekiştirip pançik punçik ettik, kaynaştık diyelim hep beraber...
Perşembe akşamı inanmazsınız Özgür ve Nuray'la Carpe notte' ye gittik :) Yeşim gitar kursunu iptal ettirmiş bizimle gelebilmek için :)
Gelelim Cumartesi'ye...Efendiim, naptık lem Cumartesi, hmmm, Yeşim'e de soramam şimdi gitar çalışıo kafamı kırar valla...Alla alla naptık yaaw?
Heee, havuza girdik kavaltıdan sonra, sezonu açtım sonunda, Tabii Yeşim çoktan açtığı için sezonu marsık gibi kendisi, bense ezine peyniri tadındayım...Neyse az yüzüp bol bol kitap okudum...3 saat sonra çıktım zati...Eve gittik...Sonra daaa, sonra daaa, allam hatırlamıom be yaa.. :( hee, kanyona gidip abimlerle buluştuk, hatırladım...Gezdik dolaştık, çok dertliler :( Can bebek hala yoğun bakımdaydı, biberon emerken hala yoruluomuş :( Sonra akşam oturmaya gittik abimlere, sonra da evimize tapii...Canlarım benim...Kanyonda midilliler vardı, ay çok tatlıylardı çok bee :)Gelelim Pazar'aaa...Kızıltan arkadaşımızı yeni vokalistimiz olarak denemek üzere gidip Küçükyalı'dan aldık...Yalnız Kızıltan'ı beklerken belediyenin astığı bez afişlerden birini görüp dumur olduk Özgür'le...Aynen şöyle diyodu:"Tekerlekli sandalyesiz vatandaşımız kalmasın"...Bu be şimdi yaa :)
Sonra Kızıltan'ı aldık, gelip bizim orda börekçide kavaltı yaptık...Sonra arkadaşı kayda aldık...Yani sessiz bi arkadaşımız Kızıltan, o sesler ondan nasıl çıktı anlamadık yaw, Kızıltan bu ne? insan dinlicek bunu :) Walla süperdi sesi, kendisi de bizimle çalışmak istiyor sanırım, aramıza hoşgeldin diyorum o zaman...Sonra da biz Özgür ve Nuray'la Carpe notteye gittik püfül püfül, Yeşim gelmedi zira kayınvalidelerle havuza giriodu...Ben de hayin kayınvelet olarak Özgürlerle başbaşa kalınca az daha ev aliodum heyecandan...Emlakçıları falan dolaştım 2+1 evi nasıl 3+1 yapabilirim diye...Öğrendim ki hayat boşmuş...1 oda için 100 bilyar fazla para veriosun...Deli para :)
Efendim sonra eve gittik çay neyin içtik kayınvalidelerle, sonra onlar gitti, biz de Nuray ben Özgür Yeşim çıkıp kave içtik Barnies de desem inanır mısınız :) Valla...
Bugün Pazartesi, şu anda saat 23:24, bu akşam Özgür gelip bi takım kayıt problemlerimi halletti, Yeshimy bize yemek yaptı, sonra gene kave içmeye gittik Barnies'e :) Şu anda Yeşim kendi kendine "si-do arası niye yarım ses de, do -re arası tam ses, biz kimiz?" diye felsefi bir tartışmaya girmiş durumda...
Annemlerden haber aldıydık, Tepe mobilya gene ertelemiş mobilyalarını getirmeyi...Kötünüzde tepsin...
Günün en güzel haberi, Can bebek normal odaya çıkarılmış...Annesiyle kalıyor artık...Bir kaç güne hastaneden çıkmasını bekliyoruz...Annesi babası kızıo resim koyamiom artık :( Onun yerine Gonca'yla abimin resmini koyuyom...Hadi bana eywallah, soğuk bi duş alıp yatiim :)

18.6.07
YIRTTIK!
Efem, Cuma akşamı Yeşim'in iş yerinden arkadaşı Özlem ve eşi Kürşat ile Suadiye'de buluştuk...Kızların ısrarı üzerine vapiano mudur ne zıkkımdır oraya gittik...Hiç sevmiyorum orayı şerefsizim...Sebzeli pizza yiyesim tuttu bi de midem bulundu bitirince...Yuh olsun...Sıfır, sıfır, sıfır...Üzerine D&R gittik, kitap cd felam neyin aldık...Sonra da Dallmayr mıdır nedir oraya gidip kave içtik, piyano çalıp şarkı sölüyodu bi amca çok hoş...Arkadaşlarla muhabbeti iyice sarıp sonra da 11 gibi evlerimize dönük..."Hayvan Mezarlığı" filmini arkadaşım Kürşat'a ithaf ediyorum...Nedenini sormayın :)
Cumartesi sabah erkenden, annemlerin geçen hafta bize haber vermeden taşındıkları Soyak Olimpiakentteki evlerine gittik...Tepe mobilya sağolsun getirmemiş mobilyaları vaktinde, daha 15 gün öyle eşyasız oturacaklar...Tepe tepe kullanın...Ufak plastik bir masada kahvaltımızı tamamladık, laklak ettik, babamın babalar gününü kutladım...Zaten notebook'umu vermiş olduğum için babam hediye istemiodu...Ordan da saat 1 gibi kalkıp Bakırköy'deki doktoruma gittik...Dikişlerim alındı...Rahatladım...
Sonra Umut'ların evine gittik...Umut ve Nihal le laklak ettik bu sefer de...Nihal bir akrabasının sünnetine mi ne gitti, Umut da Nihal dönene kadar bizimle Bakırköy'e çıktı...Önce kızların pantalonları vardı tamiratçıya verdik...Sonra bilimum markaların ihraç fazlası mallarını satan bi dükkana girip capri aldık kendimize Yeşim'le...İkisi de aynı :) hehe...Onlarla dolaştık bütün gün...Sonra Carousel'e gittik, yeşim babasına bir tişört annesine de başka bir hediye aldı...Annesinin doğumgünüyle babalar günü aynı güle denk geliomuş sanırsam...Mamafih, Kayınvalideler Akçakocaya mı ne kaçmışlar, Pazar evde olmicaklarmış...Biz de bugün gidicez(pazartesi)...Neysem starfucks'da kave içtik....Sonra Nihal eve gelmiş aradı bizi...Eve gidip Nihal'i de aldık ve Ortaköy'e gittik...Elektrikler yoktu Ortaköy'de...Köfte yedik sonra bişiler mi içtik ne hatırlamıom....Park yeri ararken Umut tartışmış bi adamlarla...Burdan adamlara lanetimi yolluyorum...Tez zamanda geberin...
Akşam eve döndük, acaip maynak gibi yorgunum bu aralar, uyuyom yetmio...
Pazar sabah kahvaltıdan sonra Ozzy'yi aradım...Aynen şöyle dedi: "Walla ben de sabah İlber kahvaltı hazırlarken Volkan nabio acaba diye düşündüm, yumurtayı görünce aklımdan çıkmışsın"...Buyur!..Saol be :)
Yeşim havuza indi, ben evde kitap okumaya başladım ki Özgür aradı, biraz naz etsem de, bana yemek ısmarlıcaklarını söliince hemen gittim :) Özgür, ben Nuray carpenotteye gittik...Dışarda oturduk walla püfür püfür esiodu...Sonra eve döndük..Yeşim'i de alıp Natilusa gittik, dolaştık yedik içtik, biz Özgür'le nolcak bu grubun hali diye konuştuk...Kormusicband gibi taş düşsün kafana...Tatil planları yaptık ne gusel...Sonra akşam oldu şehrimdeeeee, penceremdeee kuşlaaaar göründüüüüüü!
12.6.07
FOTO KOYMICAM KARDESİM!
Hafta içi, hepsiburada.com dan sipariş ettiğim bilimum kitaplar ve halı saha dizliği ve kaleci eldiveni geldi...Gitmicektim halı saha maçına o akşam, ama tam çıkmama yakın malzemeler gelince fırladım gittim, 13 gol yiyip geri geldim...Hepsiburada.com sağolsun, piyasada cayır cayır bulunan yeni çıkmış bir kitabı "bulamadık" deyip göndermemiş, "alacağınız olsun" dediler, ben de "olmaz yatırın hesabıma" butonuna tıkladım...Geçen hafta Nike'dan bir kaleci eldiveni bakmıştım 140 kaat dediler oha dedim...Sanki profesyonelim...Hepsiburada.com dan buldum getirttim bişi 15 kaada...fotoda belli olmuo tabii ama, dandik bişi bekliodum da, bu kadarını beklemiodum doğrusu...Nike'ın kaleci eldiveni, bunun yanında uzay mekiği gibi kalıo şerefisizim...Bulaşık eldiveni gibi lam bu resmen...Aman diim almayin...Adidas'ta 45 kaada buldum bi tane belki onu alırım...
Bu arada Peter Straub'un "Yitik Oğlan Yitik Kız(lost boy lost girl)" kitabının devamı niteliğinde olan "Gece Odasında(in the night room)" da sonunda geldi...Hastayım adamın tarzına, çok sewiom lam gotik korku romanlarını....Neyse bu konu üzerinde detaylıca yazarım belki ileride...Her okuduğum kitabı yorumlamayı, en azından bir listesini tutmayı düşünüyorum...Bir de Stephen king ve Peter Straub'un beraber yazdıkları "Tılsım" ve "Kara Ev" romanlarını da söyledim...Onlardan kara Kule serisine açık kapı varmış haberiniz ola :) Daha bi sürü kitap söledim de neyse...
Perşembe akşamı gene Carpe notteye gittik...Nie perşembe die soracak olursanız, Oğuzla Başak geliodu o akşam ondan...karışık olay biraz...
Cuma akşamı Özgür ve Nuray'la "Oceans 13"e gittik...Eh işte, eğlenceli bir filmdi ama sinemeda gitmeye değmez, bu filmi evde izleyebilirsiniz, hatta Kerem davet ederse onun evinde izleyin daha iyi :) Bu arada manevi kızım Gizem(ki kendisi kendi tabiriyle -çok uslu, çok akıllı, çok güzeldir- Cuma akşamı bizimle filme gelcekti ekti bizi :) bunu da tarihe not ediyorum...Olsun, işi çıktı canım kızımın benim, bi daha yapmazsın di mi babası? :)
Cumartesi sabahtan kalkıp karşıya Bakırköy'e geçtik...ENT Kulak Burun Boğaz merkezinde benim ameliyatı yapan doktora Hamdi Bey'e ikimiz de muayene olduk...Yeşim'e ameliyat dedi, beni de ameliyat etti ayaküstü :) Lenf bezlerimin üstünde bir kist vardı, onu aldı, patoloji sonucunu bekliom tırsmaktayım yane...Annemlere uğradık...Bu arada hafta içi ani bir şekilde annemler Soyak Olimpiyakente taşınmışlar bizehaber vermeden...Allam adamlara bak ya :) Aradığımızda Bakırköydeki evdelerdi ama kiracı eve bakmaya gelecekmiş...Babam bize kavurma ısmarladı nefisti yaaw....Akşama doğru eve gittik, yorulmuşuz...Dinlendik uyuduk...
Pazar sabahı kayınvalidem, kayınababam ve baldızım kahvaltıya geldiler...Şelale'nin yanında kahvaltı yaptık...Daha sonra onlar havuza gittiler, bense aday vokalistimizi dinlemek üzere özgürün eve gittim...Erhan mızmızlanıo müziği bıraktım diye...Cihan arkadaşımızın sesi iyiydi aslında ama bizim altyapı ile sesi uyuşmadı gibime geldi...Altyapıyı da transpoze etme şansınız yok bu saatten sonra, o kadar kayıt yapmışız...Neyse öğleden sonra da minik kızım Gizem'in bir arkadaşı varmış, onunla buluştuk istişare etmek için...Kızıltan Neverland grubunun eski solisti, biraz konuşup yemek yedik beraber, beğendi şarkılarımızı, takılabiliriz beraber dedi...Mamafih işler çok karışık...Özgür Anadolu Turne'sinden dönsün bakalım...
Bu hafta iş yerimde acaip problem çıktı bi de, Cumartesi bütün gece onla uğraştım, bir de Pazartesi iş yerinde bütün gün...Çözdüm sanırım...
Bu arada bir tane daha manevi kızım oldu :) Vera'ya ailemize hoş geldin diorum :)
4.6.07
ZIPAMTEK!
Cuma akşamı naptık biz yaw? Sanırım carpenotte ye gidip yemek yedik gene Ataşehir'de...Aslında İkea'ya gidecektik ama Yeşim kuaförden geç dönünce benim de açlıktan nevrim dönünce tabii ki Özgürlerle yemeğe gittik :) Bi güzel yedik valla oh, muhabbet ettik...Sonra eve gidip zıbardık, bu arada Yeşim hafta içi dondurma yemişti boğazı şişmişti hasta oldu çocuk gibi hihi :) Neysem yanılmıyorsam Cuma akşamı LOST 3.sezon 17-18 i de izledik...Vakit bulsak bitircez ama bulamıyoruz...Cumartesi sabah erkenden kalkıp karşıya geçtik 2 araba...Ben arabamı Otokoç'a bıraktım...Klima temizliği, çizikleri rotüş, motor yıkama ve kimyasal bakımı, ve oto koruma yaptırdım dışına arabanın...Cillop gibi oldu...Tabii aranın işi uzun süreceği için biz abimlere gittik kahvaltıya...Abimlere ADSL almışlardı, airties modem veriodu kampanya, modem ve pc ayarlarını yaptım hepsinin çok gusel oldu çalışıo herşey tıkır tıkır...Abim kavaltı hazırladı bize, gusel bi kahvaltı yaptık, Can bebek iyiymiş...Zaten saat 1 gibi çıktı abimler bebeğe süt götürmeye gittiler hastaneye...Biz de Otokoç'a gidip arabamı aldık ve ordan eve doğru yola çıktık...İkeaya uğradık giderken...Ev ufak olduğu ve kitaplarıma yer kalmadığı için raflar neyin aldım bir de ıvır zıvır aldık işte...Sonra akşam Nuray'la Özgür geldiler, Özgür matkap ve bi sürü malzeme getirdi...Rafları taktık, banyoya bişiler taktık, çok yardımcı oldu Özgür kardeşim sağolsun...Sonra kızlar sitede gezmeye çıktılar...Biz de Özgürle milli maçı izledik ve ütüldük...Ertesi sabah da geç uynadık...Umut aradı biz polenezköy'e gidioz diye...Sonra ÖZgürler bize geldi, dünden kalan yarım işlerimizi tamamladık...Umut'u aradık ama 3de ayrılacaklarmış ordan gitmemey karar verdik...Caddeye indik biz de...Yürüdük biraz, yeni açılan bi yer vardı makarna yedik kave içtik...Sonra herkesin başı ağrıdı uykusu geldi eve döndük...Ben hasta mı oldum ne yattım uzandım yatağa...yeşim Migros'a alışverişe gitti...Sonra geldi yemek yaptı bana çok yoruldu canım benim :( Ben de kalktım ağrı kesici aldım, traş oldum, duş aldım...Yemek yedik ve yattık sonra...O kadar işte...Pazartesi sabahı(bu sabah) evden çıktık işe gitmek için...Arabamın arkasına biri parketmişti yuh dedim...Küfür ediodum bi sürü gelenler bu karı hep böyle bırakıı arabayı dediler...Manevralar yaptım bi sürü, Yeşim gel gel yaptı, geri geri gittim ezdim arabasını kiminse oh sinir oldum, çıkabildikten sonra da gittim parçaladım sileceklerini...orozbu...
28.5.07
BEN DE NİŞANTAŞI ÇOCUĞUYUM!
Uff! ne biçim bir haftaydı ya...Pazartesi abim arayarak 6,5 aylık gebe olan yengem Goncanın, kanama ve sancı sebebiyle hastaneye kaldırıldığını söyledi...Pazartesi akşamı Özgür ve Siemens tayfasıyla yapacağım halı saha maçını ekerek doğal olarak Nişantaşı Amerikan Hastanesine gittik Yeşimle...Abimi gördük Goncayı gördük...Annemler de ordaydı...Annem herkesten daha perişan...Neyse, çocuğun sağlıklı gelişimi için doktorlar bebeği mümkün olduğu kadar uzun süre anne karnında tutmaya çalışıyorlar...Çünkü anne karnında 1 gün, küvezde 5 güne eşitmiş...Gonca da nasıl acılar içinde ama sıkıyo kendini çocuk çıkmasın diye :( Neyse yapacak birşey yoktu eve döndük geç vakitte...Hafta içi telefonla konuşmalara falan yaptık...Çarşamba gayet iyileşmişti Gonca...Hatta Cuma eve çıkacam gibi şeyler söyledi...Ben de Cuma akşamı için Karayip Korsanlarına internetten bilet aldım...6 kişi için...Hatta Kerem de sen geliosan ben de geliom dedi, o da bilet aldı...Merveyi bile alacaktım evden gidip yaw...Cuma günü bunları konuşuyoruz...Cumartesi akşamı eve misafir kabul ettik, pazar da yeşimin iş yerinde arkadaşıve eşiyle buluşacağız...Aralarda da Goncayı evinde ziyarte edecez diye düşünüoz...Mamafih, Cuma günü öğleden sonra telefon geldi...Gonca çok kötüleşmiş, Ya Cuma akşamı ya Cumartesi doğum olacakmış...Gittik tabii bütün planları iptal edip...Cuma akşamı 4de çıktık, karşıya geçtik...Goncacım acaip acı çekiodu...Anne karnına iki alet bağlamışlar, sürekli biri bebeğin kalp atışını, diğeri annenin sancısını ölçüyor...Orda durduk, Gonca acıdan ağlıyodu, annelerin de morali bozuk tabi...Necla teyze de ağlıyodu...Neyse, doktoru gelip odada 10 kişi görünce kovdu bizi odadan...Lobide bekledik...Sonra yapacak birşey olmayacağına karar verip eve döndük Yeşimle...
Ertesi gün(Cumartesi) sabah erkenden babamlara kahvaltıya gittik...Sonra da hastaneye gidecez...Zaten içeri almadıkları için hastaneye gitmenin de bir anlamı yok ya...Gerçi tek tek görebildik...Neyse, babamlar direkt hastaneye giderken, biz de yeşimin arkadaşı Çiğdemi aldık Zeytinburnundan, öyle geçtik Nişantaşına...Hiç değilse hastanenin etrafında dolaşırız diye...Nişantaşında oturan Yeşimin diğer kankası Aysen de geldi...(bu arada Aysenin bir erkek arkadaşı varmış, bir türlü tanışmak nasip olmadı, hep bi işi oluo çocuun, uyduruo mu ne :))
Goncayı abimi gördük, Nişantaşı civarında dolaşmaya çıktık...Muratla Deniz geldi, ben onlarla takıldım akşama kadar...Daha sonra gittiler, tekrar kızlarla buluştum, akşam saat 8,30 u ettik o civarda...İtalyan günleri mi ne vardı bi sokağı kapatmışlardı, Alfa romeolar felam...Bu arada Nişantaşının kızları neymiş ööle yaaaww....Alla alla...Ehm....Neyse, bi iki foto şimdi:


Akşam 20:30 civarı hastaneye giderek son kez baktık, yapcak birşey yoktu, eve gidip dinlenelim dedik, AYsen çok ısrar etti gelin bana, hastaneye yakın, bi problem olursa gidersiniz diye, bizim evi mok götürüodu, eve gidip biraz evle ilgilenelim dedik...Eve gittik, yeşim kızdı bana masanın üstünü topla diye...Saat 22:00 bu arada...Ben de as biraz toplamaya başladım ki masayı, babamdan telefon geldi...Saat 23:00 de Goncayı ameliyata alıyolarmış...Artık geri dönüşü yokmuş...Apar topar eve girmemizle çıkmamız bir oldu tabii...Son sürat bastık hastaneye gittik...Goncayı ameliyathaneye alırkene yetişemedik ama :( Neyse gittik yapcak bişi yok, endişeliyiz bebeğin sağlığıyla ilgili...Çok gergin bir bekleyiş oldu...Abimi de ameliyata sokmuşlar bu arada...Dedim abim kesin bayılır içeride :) Zaman beni haklı çıkardı...hehe...
Ameliyat başladıktan 20 dakika sonra bir adam çıktı içeriden...Hemen gittik yanına da, adam uyuşma daha yeni başladı, henüz ameliyata yeni başlacaka, merak etmeyin diye geliim söyledim dedi, epidural mı dedi ne dedi bilemiom...Fake olaydan sonra, bir 10 dakka daha bekledik ki, aynı adam gelip, bebeği aldık, gayet iyi gözüküyor dedi, Direkt yukarı yoğun bakıma aldıkları için bebeği göremiyoruz biz tabi...Rahatladı herkes...tabii bir de enfeksiyon riskleri var, ilk üç gün, ya da 1 hafta çok önemliymiş bebek için...Şu anda hala mücadele ediyor bebek, annesini çektiği(yoğun bakım odasında) resimler en üstte...Can bebek dayan biraz daha yavrum ya...Kıyamam sana ben...Yavrum nasıl daha doğar doğmaz o kadar kabloya bağlandın sen...en az 1 ay kalacak küvezde, göremicez biz tabii,,,annesi gğnde 2 sefer görebiliyor sadece...
Biraz rahatlamış ama tabii bebeği düşünerek gece 2 gibi eve gittik biz Yeşimle geri...Pazar sabahı geri geldik Hastaneye, benim kayınpederle kayınvalide de geldi...E tabi Yelda bi de eksik olur mu :)...Kısa bir ziyaretten sonra ayrıldı kaynanamlar, sonra özgürle nuray geldi, umutla nihal geldi....Onlar öyle baktılar...Sonra hep beraber Nişantaşına gittik gene :) Bu arada tabii Gonca gayet iyiydi çok sevindik ona...
Gene akşama kadar oralarda sürtüp bişiler yedik içtik, Sonra akşam abimlere son bir kez bakıp eve döndük...İşte akşam da kışlıkları kaldırıp yazlıkları koydum, bi sürü gereksiz don falan attım hepsini, vs vs...Şİmdi Pazartesi sabahı, abimi aradım herşey olduğu gibiymiş, hala bekleşiyoruz....Can bebek, sağlıklı olsun nütfen, bi problem çıkmasın, öpücem onu ben...Rakçı yapcam...




